/ Tezler / Alice Harikalar Diyarında Öyküsü: Sinema Uyarlamaları Üzerinden Mekânsal Bir Değerlendirme

9/12/2015 / skopbülten

 

Cecil Hepworth, Alice in Wonderland, 1903

 

Sinema ve edebiyat, anlatıcısının yaşam koşulları, kültürü, deneyimleri ile beslenerek ortaya çıkmış olayların yine anlatıcısı tarafından keyfi şekilde dizilmesi ile ortaya çıkan ‘kurmaca anlatı’ya dayanan sanat biçimleridir. Birbirine yakın olan bu iki sanat dalından sinema, ilk yıllarından beri kendisine anlatı bazında sonsuz bir kaynak oluşturan edebiyattan yararlanmıştır. Fakat edebi anlatı sinemasal anlatıya uyarlanırken bazı değişikliklere uğramak durumunda kalmıştır. Bunun en büyük nedeni de edebi eserlerde, anlatı olaylarının geniş bir zaman dilimine yayılmasıdır. Halbuki, sinemada zaman kısıtlıdır ve olayların asıl ilişkilendirilecekleri bağlam uzamdır. Başka bir deyişle, öyküde olayların anlatıldığı boyut zamanken, sinemada çerçevenin içinde sunulanlarla ima edilenlerden oluşan uzam olmuştur. Dolayısıyla, edebiyat eserindeki olaylar, karakterler arasından seçim yapılarak anlatıyı daraltmak durumunda kalınmıştır. Seçilen olaylarsa iyi bir şekilde ortaya konulmalılardır ki güçlü bir anlatım olsun. Bu kapsamda, sinemada herhangi bir olaya ait uzam yaratılırken, mekânı ve karakteri tanımlayıcı öğeler görünür bir şekilde kullanıldığı gibi, yönetmenin dolaylı yoldan anlatmak istedikleri gerek yine mekânsal öğelerle, gerekse renk, ışık gibi tekniklerin yardımıyla sunulur. Böylece sinema dördüncü̈ boyutu yaratarak izleyiciyi düşünmeye ve hayal etmeye sevk eder.

Yukarıda kısaca bahsedildiği gibi edebiyat ve sinema birbirleri ile sıkı ilişkileri olan iki sanat dalıdır. Bu bağlamda edebiyattan sinemaya uyarlanmış en eski eserlerden biri Alice Harikalar Diyarında’dır. Lewis Carroll’un 1865 yılında kaleme aldığı bu kitaplar Alice karakterini ve basmakalıp Viktoryan İngiltere’sinin aksine her şeyin mümkün olabileceği, genel geçer kuralların geçerli olmadığı harikalar diyarını yaratmıştır. Masal çok katmanlı metaforik anlatımıyla büyük küçük her kesime, zamansız bir coğrafyada geçen öyküsü ile de her kültüre hitap etmiştir. Bu nedenle de eser birçok dile çevrilmiş; aynı zamanda da yeniden resimlendirilmiştir. Bilinçdışını anlatması özellikle sürrealist sanatçıların ilgisini çekmiş, Ernst, Dali ve Tanning tarafından konu olarak kullanılmıştır. Sinemada ise ilk olarak 1903 yılında İngiliz yapımcı/yönetmen Cecil Hepworth tarafından sinemaya uyarlanır. Sinemada anlatı olarak popülerliğini koruyan öykü, takip eden yıllarda farklı coğrafyalarda ve dönemlerde, farklı yönetmenler tarafından, senaryo olarak kullanılmaya devam etmiştir. Böylece, Alice Harikalar Diyarında öyküsü, mekânsal düzenlemelerin, dönemlerin ve kültürlerin etkisiyle ne gibi değişiklikler olabileceğini farklı örneklerle kıyaslama imkânı sağlaması bakımından çalışmanın kaynağını oluşturmuştur.

Çalışmada incelenmek üzere değişik coğrafya ve yıllara ait 26 adet film belirlenmiştir. Uyarlamaları belirlemek için uygun örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Çalışmada ana amaç mekânların incelenmesidir. Karşılaştırılmaların doğru bir şekilde olabilmesi ve sürekliliği açısından hemen hemen tüm uyarlamalarda olan; Alice’in yaşadığı ortam, Tavşan Deliği ve Harikalar Diyarına kaçış, Tavşanın Evi, Düşesin Evi ve Çılgın Çay Partisi sahneleri incelenmek üzere belirlenmiştir.[1]

 

Yazar: Çağıl Yurdakul

Danışman: Prof. Dr. Filiz Özer

Yer Bilgisi: İstanbul Teknik Üniversitesi / Sosyal Bilimler Enstitüsü / Sanat Tarihi Anabilim Dalı / Sanat Tarihi Bilim Dalı

Türü: Doktora

Yılı: 2014



[1] Tezin özeti için yazara teşekkür ederiz.

tez tanıtımı