/ Pasajlar / Ben, Orman İşçisi...

  

Ben orman işçisi Ali Şimşek. Bize genel olarak “Tahtacı” diyorlar. Bunun ben temelinden başlamak istiyorum bir yerde, ki “Tahtacılık” deyince bazı çevreler öcü görmüş gibi bunu başka bir tanımda değerlendiriyorlar. Tahtacılık, Adem’in beşiğinden Kâbe’nin eşiğine dediği gibi, bir sanattır her şeyden evvel. Bu ne bir zümrenin ismidir, ne bir zenci davasına benzeyen bir şey değildir. Sadece demirciye demirci, kalaycıya kalaycı dendiği gibi, ormandan tahta biçen, ağaç yapan insanlara da “tahtacı” denilir. Tanımlaması kısaca bu.

Biz, her şeyden önce, sahipsiz bir işçi kütlesiyiz…

 

 

Otuz beş yaşındayım, ismim Ahmet Kara.

Biz ne ölüyüz ne sağ. Ne ölü ne sağ, arada. Türkiye’de şu kadar nüfusu varmış, kalabalıkmış olsun gibicesine biz de yaşıyoruz. Çok aydın fikirliyiz, ama fakir misin, beş tane kitap yutsan cahilsin. Var mı pulun cümle âlem kulun, yok mu pulun cehennemdir yolun.

İşçi iki yerde göz önüne alınıyor: Birisi harpte, birisi seçimde, birisi de devlet angaryasında.

Can, aciz doğuyor… 11 yaşındaki bir çocuk, 25 kilo ağırlığında Stihl motorlu testereyi tutar da ormanın içinde ağaç kesebilir mi? Keser. Ya motor onu kesecek, ya ölecek, ya kesecek, çıkar yolu yok.

Orman yangınlarında, bize yangın var diye söylenmesine hiç lüzum yok. Bir menfaate dayanarak değil, içimizden ormana karşı gelen bir sevgiye dayanarak orman yangınlarına gideriz.

Orman benim için hazine, orman benim çiftliğim, benim hazinem, benim bahçem orman. Ama ben sahip olmak istiyorum da, ormanın hiçbir haklarından, işçi haklarından, ben yararlanamıyorum.

 

 

Benim adım Fatma Şimşek. İlkokulu bitirdim, on iki yaşındayım. Babam tahtacılık yapıyor.

Gördüğüm en güzel rüya… annem babam ben yoldan gidiyorduk, arkamızdan küçük boylu bir dede geldi. Bir ağacın dibine durduk. Ağaç üstümüze eğilip eğilip kalkmaya başladı. O dede, yanından kaçın dedi, ağaç üstünüze göçer dedi. Oradan geçtik, eve vardık. Uyanıverdim. 

 

Tahtacı Fatma belgeselinden. Yönetmen: Süha Arın. Yönetmen Yrd. ve Kurgu: Nesli Çölgeçen, Cemal Karman, Kemal Sevimli, Yalçın Yelence. Görüntü Yönetmeni: Hasan Özgen. Kamera: Savaş Güvezne. Müzik düzenleme: Mehmet Erenler, Nevit Kodallı. Ağıt: Âşık Mehmet Civaroğlu. Yapım Yılı: 1979

 

 

belge, sinema, pasajlar